|
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
MESLEK KURALLARI
TBB’nin 8-9 Ocak 1971
tarihli IV. Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve 26
Ocak 1971 tarihli TBB Bülteni’nde yayımlanarak
yürürlüğe girmiştir.
I. Genel Kurallar
1.
Türk avukatları, baroların ve Türkiye Barolar
Birliği’nin bağımsızlığı gereğine inanmışlar ve
bu konuda kendilerine gerek kişi, gerek kuruluş
olarak düşen görevleri başarma kararına
varmışlardır.
2.
Mesleki çalışmasında avukat, bağımsızlığını
korur; bu bağımsızlığı zedeleyecek iş kabulünden
kaçınır.
3.
Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve
mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam
bir sadakatle yürütür.
4.
Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü
tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.
Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle
yükümlüdür.
5.
Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini
olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır.
Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve
yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.
6.
Avukat, iddia ve savunmanın hukuki yönü ile
ilgilidir. Taraflar arasında anlaşmazlığın
doğurduğu düşmanlıkların dışında kalmalıdır.
7.
Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü
gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.
a.
Avukat, yalnız adres değişikliğini, reklam
niteliğini taşımayacak biçimde, ilan yoluyla
duyurabilir.
b.
Avukatın başlıklı kağıtları, kartvizitleri, büro
levhaları reklam niteliği taşıyabilecek
aşırılıkta olamaz.
c.
Avukat, telefon rehberinde meslekler kısmında
adres yazdırabilir. Bunun dışında farklı
büyüklükte harflere ya da ilan niteliğinde
yazılara yer verdiremez.
d.
Ortak büro kuran avukatlar, büronun reklam aracı
olmamasına, hukuk bürosu olma niteliğini
yitirmemesine dikkat ederler.
8.
Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her
davranıştan çekinir.
9.
Avukat, kanunen bulunduğu başkaca mevki ve
olanaklarının mesleki çalışmalarına etkili
olmamasına dikkat eder.
Avukat, mesleki çalışması dışında
kişisel anlaşmazlıklarda, avukatlık sıfatının
özelliklerinden yararlanamaz.
10.
Avukat, aynı dava için birbirine karşıt
isteklerde bulunamaz.
11.
Avukat, Türkiye Barolar Birliği’nce kabul olunan
mesleki dayanışma ve düzen gereklerine uygun
davranmak zorundadır.
12.
Avukat, bürosunun görevin vakarına uygun biçimde
tutulmasına çaba gösterir.
13.
Uzunca bir süre bürosundan uzak kalmak zorunda
bulunan avukat, işlerine bakacak, müvekkillerini
kabul edecek meslektaşının adını barosuna
bildirir.
14.
Avukat meslek kuruluşlarınca verilen görevleri,
haklı sebepler dışında, kabul etmek zorundadır.
15.
Mesleki çalışmasından ötürü aleyhine açılan dava
layihasının bir örneğini, avukat barosuna verir.
Baronun hukuki anlaşmazlıklardaki arabuluculuk
teklifini kabul etmek zorundadır.
16.
Avukat, kendisiyle ilgili her türlü belgeleri
baroda görmek hakkını haizdir.
II. Yargı Organlarıyla ve Adli
Mercilerle İlişkiler
17.
Hakim ve savcılarla ilişkilerinde, avukat,
hizmetin özelliklerinden gelen ölçülere uygun
davranmak zorundadır. Bu ilişkilerde karşılıklı
saygı esastır.
18.
Avukat, daha önce hakim, savcı, hakem ya da
başka resmi bir sıfatla incelediği işte görev
alamaz.
19.
Hakim ve savcı ile hısımlık ya da evlilikten
gelen engelleri gösteren, kanun hükmünde yazılı
derece dışında kalan hısımlıklar ve başkaca
yakınlıklarda, avukat, meslek onuruna en uygun
biçimde takdirini kullanır.
20.
Avukatlar ve avukat stajyerleri, mesleğe yaraşır
bir kılık ve kıyafetle, başları açık olarak
mahkemelerde görev yaparlar. Duruşmalara,
Türkiye Barolar Birliği’nce şekli saptanmış
cübbe ile ve temiz bir kıyafetle çıkarlar. Erkek
avukatlar, iklim ve mevsim koşullarının
elverdiği ölçüde kravat takarlar.[1]
21.
Avukat duruşmayı terk edemez. Ancak kişisel veya
meslek onurunun zorunlu kıldığı hallerde
duruşmalardan ayrılabilir. Bu durumda avukat
derhal baroya bilgi verir.
22.
Avukat savunma için zorunlu olmadıkça davanın
uzaması sonucuna varacak isteklerden kaçınır.
23.
Hakimin reddi, savcıların ve başkaca adalet
görevlilerinin reddi veya şikayet edilmesi
konusunda ve genellikle konuşmalarında ve
yazılarında avukat, kanunun gerektirdiği
gerekçeleri amacı aşmayacak biçimde açıklar.
Ret veya şikayet dileklerinin bir
örneği de baroya verilir.
24.
Avukat, ilerde tanık olarak dinlenecek
kimselerden, istisnai olarak bazı hususları
öğrenmek mecburiyetinde kalmış olursa, onları
etkilemiş olma şüphesi altına düşmekten
kaçınmalıdır. Avukat, tanıklara tavsiyelerde
bulunamaz, ne şekilde tanıklık edecekleri veya
hakim önünde nasıl hareket edecekleri hakkında
talimat veremez.
25.
Avukat, mahkeme kalemlerinde, icra dairelerinde
ve her türlü mercilerde çalışan görevlilerle
olan ilişkilerinde de meslek onuruna ve
ağırbaşlılığına uygun tutum ve davranışlarını
korur.
III. Meslektaşlar Arası
Dayanışma ve İlişkiler
26.
Hiçbir avukat, bir meslektaşının mesleki tutum
ve davranışları hakkındaki düşüncelerini
kamuoyuna açıklayamaz. Bu yoldaki şikayetlerin
mercii yalnız barolardır.
27.
Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle
hasım vekili meslektaşı hakkında küçük düşürücü
nitelikteki kişisel görüşlerini açıkça
belirtemez.
Bir avukat, başka bir avukata
karşı asıl ya da vekil sıfatıyla takip edeceği
davayı kendi barosuna bir yazı ile bildirir. Bu
kural, bilgi verme yükümlülüğü ile bağlı olarak
baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin üçüncü
şahısların aleyhine veya üçüncü şahısların
barolar ve TBB aleyhine açacağı davalar için de
geçerlidir.[2]
Resmi ya da özel kuruluşlarda
bağımlı olarak birlikte çalışan avukatlar, kadro
görevleri ne olursa olsun, adalet ve eşitlik
ilkelerinden ayrılmamaya ve iş dağıtımı,
denetimi ve her türlü iş ilişkilerinde meslek
dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlardan
kaçınmaya özen göstermekle yükümlüdürler.[3]
28.
Bir başka baro bölgesinde ilk kez bir davaya
giden avukat, o yer Baro Başkanı’na nezaket
ziyaretinde bulunmaya gayret eder.
29.
Bir meslektaşının ölümü veya başkaca nedenlerle,
Baro Başkanı’nca görevlendirilen avukat, kabul
edilebilir bir neden göstermeksizin bu görevi
reddedemez.
30.
Mesleki çalışmada avukatlar arasında usule
ilişkin işlemlerde ve dosya incelemelerinde
dayanışma gereği sayılabilecek yardımlar ve
kolaylıkla esirgemezler.
Duruşmaya geç kaldığı için
hakkında gıyap kararı alınan avukat hemen
gelmişse, diğer taraf vekili olan avukat, gıyap
kararının kaldırılmasını veya düzeltilmesini
istemek zorundadır.
Bir başka yerdeki duruşmasına
mazereti nedeniyle gidemeyen avukat, karşı
taraf avukatı bir başka yerden geliyorsa,
mazeretini önceden meslektaşına bildirmelidir.
Avukatlar arasında
“özeldir” kaydı taşıyan yazışmalar,
yazanın rızası alınmadan açıklanamaz.
31.
Avukat hasım tarafın ancak avukatı ile
görüşebilir.
(Hasmının avukatı yok ise)
avukatın hasımla teması zorunlu sınırlar içinde
kalır. Hasım tarafla her temasından sonra avukat
müvekkiline bilgi verir.
32.
Avukat, dava türü ve usulü ne olursa olsun,
mahkemeye verdiği layiha ve önemli belgelerin
birer örneğini (istenmese de) karşı taraf vekili
meslektaşına verir.
33.
Yanına stajyer almayı kabul eden avukat,
stajyerlerin iyi yetişmesi için gerekli dikkati
ve ilgiyi gösterir ve olanaklarını hazırlar.
IV. İş Sahipleriyle İlişkiler
34.
Avukat, müvekkiline davanın sonucu ile ilgili
hukuki görüşünü açılayabilir. Fakat bunun bir
teminat olmadığını özellikle belirtir.
35.
Avukat aynı davada, birinin savunması öbürünün
savunmasına zarar verebilecek durumda olan iki
kişinin birden vekaletini kabul etmez.
36.
Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki
yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür
tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki
yardımda bulunamaz.
Ortak büroda çalışan avukatlar
da, yararları çatışan kimseleri temsil etmemek
kuralı ile bağlıdırlar.
37.
Avukat meslek sırrı ile bağlıdır.
a.
Tanıklıktan çekinmede de bu ölçüyü esas tutar.
Avukat, davasını almadığı
kimselerin başvurması nedeniyle öğrendiği
bilgileri de sır sayar. Avukatlık sırrının
tutulması süresizdir, meslekten ayrılmak bu
yükümü kaldırmaz.
b.
Avukat, yardımcılarının, stajyerlerinin ve
çalıştırdığı kimselerin de meslek sırrına aykırı
davranışlarını engelleyecek tedbirler alır.
38.
Avukat, kendisine teklif edilen işi gerekçe
göstermeden de reddedebilir. Takdirine esas olan
nedenleri açıklamak zorunda bırakılamaz.
Avukat, zamanının ve
yeteneklerinin erişemediği bir işi kabul etmez.
Avukat, davayı almaktan ve
kovuşturmaktan çekinme hakkını müvekkiline zarar
vermeyecek biçimde kullanmaya dikkat edecektir.
39.
İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra
ikinci bir avukata da vekalet vermek isterse,
ikinci avukat işi kabul etmeden önce, ilk
vekalet verilen avukata yazıyla bilgi
vermelidir.
40.
Avukat kesin olarak zorunlu bulunmadıkça,
müvekkili adına basına açıklamada bulunamaz.
Açıklamalarda, adalete etkili olmak amacı
güdülemez.
41.
Avukat baktığı davada, görevini savsayarak ya da
kötüye kullanarak, müvekkili zararına kendisine
bir yarar sağlayamaz.
42.
Avukat, işle ilgili giderleri karşılamak üzere,
avans isteyebilir. Avansın işin gereğini çok
aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların
müvekkile zaman zaman bildirilmesine ve işin
sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri
verilmesine dikkat edilir.
43.
Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca
değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur
ve verilir.
Müvekkille ilgili bir hesap
varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.
44.
Avukat, müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek
sataşmaları önlemeye çalışır; gerekirse
vekillikten çekilebilir.
45.
Avukat “hapis hakkı”nı alacağı ile oranlı olarak
kullanabilir.
46.
Adli müzaheretle görülen işler, başkaca işlere
gösterilen özenle yürütülür.
47.
Ücret davası açacak avukat, önce Baro Yönetim
Kurulu’na bilgi verir. Bu konuda Baro Yönetim
Kurulu’nun görüşünü bildirme yetkisi vardır.
V. Avukatların Barolarla ve
TBB ile İlişkileri
48.
Baro Başkanlığı, Baro Yönetim ve Disiplin Kurulu
üyelikleri ile Türkiye Barolar Birliği
Başkanlığı, Yönetim Kurulu üyeliği, Türkiye
Barolar Birliği Disiplin Kurulu Başkanlığı ve
üyeliği görevleri bir kişide birleşemez.
VI. Yürürlük, Uygulama Alanı
49.
Yukarıdaki meslek kurallarının sürekli
gelişimini sağlamak üzere barolar, Türkiye
Barolar Birliği Genel Kurulu’na, gündeme ilişkin
hükümlere uyma şartı ile yeni teklifler
getirebilir.
50.
Yukarıda yazılı meslek kuralları, Türkiye
Barolar Birliği’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV.
Genel Kurul Toplantısı’nda kabul edilmiş ve
Türkiye Barolar Birliği Bülteni’nde yayımı
tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
[1]....
Türkiye Barolar Birliği’nin 27-28 Mayıs
1989 tarihinde Giresun’da yapılan XX.
Olağan Genel Kurul kararıyla değişik
metin.
[2]
Türkiye Barolar Birliği’nin 12-13-14
Ocak 1978 tarihinde Ankara’da yapılan XI.
Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.
[3]
Türkiye Barolar Birliği’nin 10-11-12
Ocak 1980 tarihinde Ankara’da yapılan
XIII. Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.
**
Avukatlık sınavı kaldırılmıştır. |